Yazmak güzeldir

Bir Vatan Haininin Hikayesi Ve Geçmişi

2 74

1827 yılında Karl Detroid adında bir çocuk dünyaya gelir. Aile içi geçimsizliklerden dolayı Detroid fazlasıyla yıpranıyor. Bunu gören akrabaları Detroid’ yetimhaneye veriyorlar. Anne ve babası olduğu halde yetimhaneye verilmek ne elem verici bir durum değil mi? 12 yaşına geldiğinde Detroid yetimhaneden kaçmak için planlar yapıyor zihninde. Sonrasında gece olunca kaldığı odanın penceresinden sarkarak yetimhaneden kaçıyor. İş arayışına giriyor ve sonrasında bir gemide çalışmak üzere, işe başlıyor.

Gemi Akdeniz seferine çıkıyor. 3-4 ay seferde vaktini çalışarak geçiriyor Detroid. Gemi İstanbul boğazına yaklaştığı zaman Detroid güverteden atlayarak gemiden kaçıyor. Yüzerek kız kulesine ulaşmak istiyor ve hızlı hızlı kulaç atıyor. Kız kulesine ulaşıyor ulaşmasına fakat, o yıllarda kız kulesi cüzamlı hastaları tedavi etmek için bir hastane niteliğini taşıyor. Detroid kız kulesine ulaşıp başını kaldırdığında, hasta insanları görünce korkup kaçıyor. Tekrar denize atlayıp yüzüyor. Bu hadise dönemin sadrazamı olan, Mehmed Emin Ali Paşa’nın kulağına gidiyor. Detroid’in derhal yanına getirilmesinini talep ediyor.

12 yaşındaki Detroid sadrazam Ali Paşa’nın huzuruna çıkıyor. Ali paşa soruyor ona: ‘Senin derdin nedir? Ne istiyorsun.’ Detroid olanları anlatıyor. Yetimhanede büyüdüm. Orada bize şiddet ve baskı uyguluyorlardı ben de kaçtım. Lütfen beni onlara geri vermeyin. Sadrazam Ali Paşa tamam diyor, fakat şu soruyu soruyor: ‘Bulunduğun gemi Akdeniz seferine çıktı. O kadar ülke içinden neden İstanbul’a gelince kaçmaya çalıştın?’ Detroid eliyle kız kulesini işaret ediyor ve ekliyor: ‘suyun içinde şu beyaz kule var ya onu çok sevdim’ 

Bu olaylar silsilesini duyan Almanlar çocuğu geri istiyorlar. Sadrazam Ali Paşa vermeyeceğini bildiriyor. Almanlar hiddetle karşı çıkıyor. Nasıl vermezseniz, o bir Alman vatandaşı. Sadrazam Ali Paşa şöyle diyor: ‘Evet Alman vatandaşı idi. Ama artık Türk vatandaşı. Sıkıysa gelin alın onu benden.’

Yazara Ait Diğer İçerikler

Sadrazam Ali Paşa Detroid’i yanına çağırarak ona diyor ki, Artık bizimle yaşayacağına göre ve de Türk vatandaşı olduğuna göre, sana bir isim vermemiz lazım. Senin adın bundan böyle Mehmet Ali olsun. Karl Detroid artık Mehmet Ali ismini almış ve Türk vatandaşı olmuştur.

Askeri okulda eğitim alması için devlet tarafından okutulur. İyi bir eğitimden sonra Mehmet Ali, kırım harbinde bir Türk paşası olarak görev yapar. 1878 Berlin antlaşmasında Mehmet Ali Paşa’da bu heyetin içinde görev yapan subayların arasında da yer alıyordu. Mehmet Ali yıllar sonra doğduğu ülkeye bir Türk subayı olarak gitmişti. Doğduğu şehri ve kaldığı yetimhaneyi görmek için hazırlanıyor ve haber salıyordu. Şehri gezdikten sonra, yetimhaneye gitmek için yoluna devam ediyor. Yetimhane ulaştığında, artık bir Türk subayı sıfatıyla Mehmet Ali Paşa adıyla giriş yapıyor kaldığı yetimhaneye. Odaları gezerken mazisini hatırlıyor ve kendi kendine iç geçiriyor. Kaçtığı pencereyi görünce duygularına yenik düşerek ağzından şu cümleler çıkıyor: ‘O kadar da yüksek değilmiş. Oysa kaçarken ne kadar da korkmuştum. 

Mehmet Ali Paşa Almanya’dan dönerken Arnavutlukta eşkıyalar tarafından darp edilerek öldürüyor. Mehmet Ali Paşa İstanbul’da evlenmiş ve 4 kızı olmuştur. O kızlardan biri Leyla hanım. Leyla hanımında bir kızı oluyor. Oda Celile hanım. Celile hanımında bir oğlu oluyor. O ise bazı cahil kesimler tarafından, ‘vatan haini’ yaftası yiyen Nazım Hikmet Ran. İşte Nazım, böyle asil bir soydan gelen bir evlat ve vatan sevdası ile yanıp tutuşan bir yazardır. 

2 Yorumlar
  1. Devrim Keşoğlu

    Son derece etkileyici bir öykü. Ve bilgi de böyle bir şey. Aydınlatıcı da. Kendi adıma teşekkür ederim.

    1. Taha Tuğyan

      Teşekkürler hocam. Asıl ben size teşekkür ediyorum. Yazılarınızı zevkle okuyoruz. Var olun

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.